Düşünceli

Ceketini eline almış… Kafasına düşüncelerini doldurmuş gidiyor.
Deniz, dalgalarıyla kayaları dövmekteyken o da onları seyretmekteydi. Düşünüyordu.
Derdi neydi bilinmez ama derin düşüncelerle yalnızlaşmış bir cehre görünüyordu uzaktan bakınca.
O ara deniz kayalara şiddetli bir darbe indirdi de bizimki biraz olsun dünyaya döndü. Eski düşünceleri gitti bir an için. Şimdi masum kayalara acıyordu. O da onlar gibi darbelerle yaşamak zorundaydı.
Sonra düşüncelerini kayalarda bıraktı. Bildik düşlerine, düşüncelerine geri döndü.
Gökyüzü kara çarşafını yeni giymekteydi. Deniz de sakinleşmiş kayaları dövmeyi bırakmıştı. O da sakinleşmişti artık.
Düşüncelerini deniz kıyısında bırakıp, ceketini de eline alıp ayrıldı hüzünlü mekânından...
Düşüncelerini düşleyerek uzaklaştı.

30.12.2008 16:19 Tokat