Kayıtlar

Kalıpsız etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Küçük kız

Ne kadar büyüdün içimde, adım atmaya bile başlamışsın. Masumiyetin, güzelliğin ve paklığın beni ne zaman aydınlatır. Yüreğimi cılız bir sevince mahkûm edip, geleceğin karanlık dünyasında ne diye duruyorsun.

İçe sesleniş

Orda kal! Dünyanın gerçek yüzü inan güzel değil, dedi karnındaki daha doğmamış bebeğine. Binlerce bilmece vardı etrafa dağılmış, çözülmesi gereken. İçindeki umut, yarınlara mirası çocuğuydu. Kaybolan onlarca düşü kovalamak artık çok yorucuydu. Sorumlulukları arttı, hayat artık eskisi kadar risk kaldırmıyordu.  25.12.2011, 23:23

Hayatın ortası

Benzer döngülerden geçiyor düşüncelerim. Bir hamsterın dönmesi gibi. Dönüyorum. Durdurmak elimde değil. Benzer düşünceler aslında. Aynı şeyleri yaşamaktan korkuyorum, dedi. Çalış çabala ya sonrası. Biz mi bu kadar karamsar olduk yoksa gerçekler böyle mi? Yüzleşmek, kaçmaktan kolay da değil aslında. Öne düşeceğin bir yem gibi kaçınılmazı erteliyoruz, belki de sadece öyle sanıyoruz. Ruhum mutlu uyanıyor, hüzne sarılıyor ve tekrar mutlu yatıyor. Hayatta böyle. Çocukluk; mutluluk. Büyümek. Belirli bir yaş aralığı sıkıntıların art arda geldiği bir dönem olup bizi olabildiğince hayattan soğutuyor. Sonra yaşlılık. Belki yürümesi bile ibadet. Olgunlaşmış meyveler. Demem o ki hayatın ortalarında, hüzünlerin pençesindeyim. Biraz daha yol var. Eğer yürümek nasipse. Yoksa yıkılırım. Üstüme topraktan yorgan örterler. Uzunca bir uyku ve sonrasında sese kulak verir, yürürüm kalabalık meydana. 03.06.2014 22:41 Kayseri