Son şansın var mı?
Deniz dalgaları salyalarını sahile bıraktığında, salyaların arasında kayboldu yazdığı isim. Bazen kumlara dökerdi dert sözcüklerini ama çoğu zaman içinde, kuytularda saklardı… Kimselere göstermez, söylemezdi derdini. Şizofreniye bağlamıştı duygularını. Yalnız değildi duyguları. Şizofren yalnız oynamazdı biliyordu. Oradan oraya savurmayı seviyordu. Kararsızlık onun tek yapabildiği düşsel işlevi. Kaybolmak istiyordu, dünya olabildiğince geniş olmasına rağmen dar geliyordu. Ölümü bir bitiş olarak görüyordu. Kalbinde tekrarlanan, yankılanan isim tek çaresizliği değildi ama o isme takılmıştı nedense. Aslında birçok nedeni vardı bu karamsar tavırlarının. Sadece birini görebiliyor, birine odaklanmıştı. Zayıf, çelimsiz bir inancı vardı. Üflesen yıkılacak. Etkilenirdi her okuduğu, duyduğundan… Sormak olmazdı onca zamandır yerden yere vurduğu değerleri. Ne işe yarar bunlar, niye böyle yapıyorsunuz? Siz niye bu kadar iyisiniz? Bense neden bu kadar kötü, kırıcı ve bencilim? Soru...