Mekânım
Sadece bir küçük pencereden ışık süzülüyor. Mekânım dört duvar. Sığındığım düşüncelerim, kağıtları kirletmiş düşlerim var. artık sinmiş acılar, benimsenilmiş.umutlarsa donmuş, bir sandığa kitlenmiş. Saatler düşman gibi sipere sinmiş, taarruza takati yok yavaşça bekliyor. Burada günler geçmez. Önce dakikalarla başlar mesai, sonra saatlerle ahbap oluruz. Sonra zaman tükenmedi ya günler gelir, görecek vakit varsa haftalar, hiç gelmez dediğimiz aylar gelir seviniriz. Seviniriz ölüme yaklaştık ya da ölümden uzaklaştık. Herkes farklı düşünür ama işin aslı böyle. İşte zaman geçmez ve geçse bile sana getirdiği sana yetmezse evin olur burası. Sahiplenirsin ranzanı, yürüdüğün duvar dibini, oturduğun sandalyeyi… Adımlar bir ileri bir daha ileri sonra durur biraz sonra bir daha ileri. Aslında ritim önemli değil önemli olan atacak adımın tüketilmesi.hani bazen adımlara aldırış etmeden içinden çıkamadığın özlemlerin rüyasına dalıp,çıkamazsın. Sonra ayılınca anlarsın. İşte ayılınca aklına hep aynı şe...