Kayıtlar

Hikâyeler etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Fark

Hiç titrer misin, zamanın seni göz göre göre ölüme ittiğini hissettikçe. Ürpertin gelip geçer. Bazen gelip geçecek bir bedene sahip değilsindir. Susar ve tevekkül edersin. Dünya faniliği fısıldar. Hastalıkta bir rahmet vardır. Sabredeni müjdeleyen onca duyuş... Yüreğim/n ferahlar mı? Bilemem. Kör kuyuların derinliklerinde kaybolmamış ama hüznü yoldaş edinmişim. Sadece. Sana da bir pay ayırdım şuan, düşüncemin hüznüne iliştirdim. 15.8.2015 13:18 Gölköy

Sonsuz

Rüzgâr ipek tenine dokundu bak. Gözlerini aç sevdiğim. Ruhum yağacak yağmura muhtaç, inceden bizi ıslatacak.  Zaman anlamını yitirdi. Bu yeşil insanı büyülüyor. Gözlerim ikilemde, Rahman'ın güzelliklerine bakarken. Son yazılmasın. Sonsuzlukta var çünkü. Nasip rahmetle birleşince ulaşılabilecek bir sonsuzluk… 02.11.2015 13:39 Ordu

Neredeyim

Ruhu düşecek kadar yükselmiş. Bilinçsizce “neredeyim” dedi ama kim bilebilirdi nerde olduğunu. Saklanmak için en güvenli yere kaçmak gerekirdi. Düşlerine sığınmıştı işte.   Hiç hüzün tadı olmayan düşlerine, düşleriyle işlediği hayali mekânına…   Kaç adım sonra düşecek ruhu. Kendi istemese de, hatta istemekten hep korktuğu ölüme iliştirilecek… Yaşamın manasızlığını anlatsa bile, bildiği gerçekliği saklayan bir düzenbaz olduğunu biliyordu. Dahası da vardı elbet ama içinde sakladığı kirli dünyasında hala düşünceleri hâkimiyet kuruyordu. Hayali mekânında yaşama isteği hep de bu yüzden dünya güzelliklerini çirkin gösteriyordu. Bilmediğinden değil, belki artık gerçek güzelliğin acılarından çok yara almıştı. Seçmesi gereken bir yön vardı bu yüzden. Hayat ile ölüm kadar keskin bir çizgiyle ayrılmış. Seçmek birazda pişman olmaktı. İşte çelişkisi tamda burada başladı. Sonra yeniden sordu “neredeyim”.  04.04.2015 00:33 Kayseri

Babaanne

Köşesinde yorgun bir beden. Esaret kalmış, özgürlük şerbeti gençliği ile gitmiş. Ruhu öylesine özgür ki düşüncelerinde yaşattığı onca insanı her gün ziyaret eder. Kaç sene ardında kalmış, ağır aksak yürümesinde. Kaç yaşında hayatı öğrenmeye başlamış ki daha oyun nedir bilmeden. İnsanın annesinin olmaması hayatına nasıl etki eder bilir misin? Sen hiç hüzün avukatı görmedin mi ya da şefkat meleği. Hepsini kırışmış yumuşacık ellerinden anlayamazsın, yanına sokulup hayatı anlatmasına şahit olman lazım. Belki öksürüğü bile geçmişinin rutubetli yollarına götürür insanı. İşte bunların hepsini toplarsan benim gözümde bir babaanne eder. 29.03.2015 01:27 Kayseri

Bir gün son bulacak

Küçük bir çocuk. Babasını kaybetmek üzere . Ölümle yaşam arasında kalan babasının miras bıraktığı acıyla değişecek kaderini nasıl düzeltebilir? Gülüşü değişir mi? Acaba alışabilir mi? Küçük kardeşi sorduğunda "abi babama ne olmuş", sözcükler acılarını kırbaçlayıp iki damla gözyaşını düşürür mü gözlerinden? Ölene kadar bir boşluk açar mı içinde? Sustuğunda hep onu mu düşünür? Belki daha ne kadar acı vardır dünyada. Bir kuytuda kalmış Allah tan başka gören, duyan, bilen olmayan... Gülüşlerim olmasın istiyorum böyle anlarda. Güzel olan, her şeyin bir gün son bulacak olması. 09.10.2013 23:17 Gölköy

Rahmet

Kirli bir gökyüzü. Kollarımda küçük düşleriyle gönlümün çiçeği. Yanımda bakışlarının büyüsüyle beni saran hayat arkadaşım, yoldaşım… Korkular içimde büyüyor ama en son ben yıkılmalıyım. Kılavuzu ve koruyucusu benim bu gidişin. Beni uyarıyor sevgi çiçeğim; yolun tenhalığı beni korkutuyor, diyor. Bu karanlık aydınlanır elbet; hem korkma, ben varım, diyorum. Devam ediyoruz sessizce. Sis yükseldikçe birden dağılıyor, güneş bizi karşılıyor. Dağların şefkat esintisi inceden bizi sarıyor. Gönlümün çiçeği seviniyor, koşmaya başlıyor. Bende içimden rahmet sahibine şükrediyorum. 20.02.2015 18:31 Kayseri