Neredeyim




Ruhu düşecek kadar yükselmiş. Bilinçsizce “neredeyim” dedi ama kim bilebilirdi nerde olduğunu. Saklanmak için en güvenli yere kaçmak gerekirdi. Düşlerine sığınmıştı işte.  Hiç hüzün tadı olmayan düşlerine, düşleriyle işlediği hayali mekânına… 
Kaç adım sonra düşecek ruhu. Kendi istemese de, hatta istemekten hep korktuğu ölüme iliştirilecek… Yaşamın manasızlığını anlatsa bile, bildiği gerçekliği saklayan bir düzenbaz olduğunu biliyordu. Dahası da vardı elbet ama içinde sakladığı kirli dünyasında hala düşünceleri hâkimiyet kuruyordu. Hayali mekânında yaşama isteği hep de bu yüzden dünya güzelliklerini çirkin gösteriyordu. Bilmediğinden değil, belki artık gerçek güzelliğin acılarından çok yara almıştı. Seçmesi gereken bir yön vardı bu yüzden. Hayat ile ölüm kadar keskin bir çizgiyle ayrılmış. Seçmek birazda pişman olmaktı. İşte çelişkisi tamda burada başladı. Sonra yeniden sordu “neredeyim”.

 04.04.2015 00:33 Kayseri