Kayıtlar

Yeniden Düşlere

Gece göğe perde, düşüncelere yağmur… Günler akıyor. “bu su nereden geliyor senelerdir” dediğimiz ırmak gibi… Hani ardını karıştırdıkça aynı renge boyanmış, tekdüze, hafızanın karanlık bir köşesinde bekliyor. Mecali de yok. Olsa, hissi yok. Ama bir kitap ilişince geceye düşünce kapıları açılıyor. Bir kandil oluyor. Gecen günlerin düşünceleri var elbet ama ışıksız bekleşmelerinden görünmüyorlar. Işığa eriştiren kitap oluyor işte. Alıp düşüncenin içine atıyor cılız varlığını, sarhoş duygularını. Sonra yine, kitap ve göz kapanıyor güne… 27.02.2019 23:26 ANKARA

Sıcaklığın

Zaman cellat olup sensizliği öldüğünden beri, Dans etmeyi bilmez bedenim ruhumun kıpırtısından habersiz İçime gitgide gömülen sevginin sıcaklığından belki de… 02.12.2016 21:09 Kayseri

Çürüyen ruhlar

Düğmelerini ilikle küçüğüm, dünya soğuk insanlarla dolu. Görmesinler tenini salyalarında insaniyet göremezsin. İnsan nereye gidiyor, anlayamıyorum. Düşüncelerim her geçen gün bir önceki masumiyetine kızgın ve kırgın olarak karanlık geçmişte kendini asıyor. Akıl yetmiyor insanı çözmeye, çok bilinemeyen bir denklem işin ustasını da aşıyor. Çürüyen ruhların kokusu mu beni bunaltan, gerçek dediğimiz samimiyetsizlik mi? 02.12.2016 21:17 Kayseri

İnsanlık

derin ve geniş çatlaklar insanlara musallat olan. bencilliklerin ağırlığından düşenin çıkamadığı...

Geride kalanlar

Esir mi oldun dünya anına, kalkıp gitmek dururken. Yolculuğun çetinliği mi seni alıkoyan, yoksa cevapların mı? Gençten bedenleri toprak sarıp sarmalarken hem de. Zamansızlıktan mı bahsediyorsun hâlâ. Hâlâ seyyah olup gittiğini kabul etmiyor musun? Kalana göz yumup kapıdan geçip gideceksin. Zaruret bundan ibaret. 27.10.2016 21:44 Kayseri

Suret

Dünyaya zincirlenmiş duygularıyla kara kara bedenler Yüz, bencilliğin boyasından arsızlaşmış Islandığı yağmura kinle bakıp, bulutlara küfreden mahlûk Suya düşen kuş kadar savunmasız ama habersiz Nedensizliğin varlığına mı inanır yoksa faniliğin uzunluğuna mı? Çelişkilerin sayılamayacak kadar çok, düşüncen de bir o kadar zayıf Düş! Kalkamayacağın gidişe gözlerini aç ne fayda 23.10.2016 20:14 Kayseri

Eğilim

Senin doğruluğuna çamur bulaşmış. Hırsın sana çelme takmış sanırım. Bir adım ötesini istemek her zaman iyi değil anlaşılan. Öyle olsaydı bu tutku böyle neden kirlensin. Dünya çamurlarında küçük çocuklar özgürce oynasınlar bırak. O çamur senin çamurundan çok farklı. Bunu anlamak için çocuk olmak lazım. Masumiyet; çıkarların karartmadığı bir yüz olsa gerek… Bunca kir suyla temizlenir mi? 23.03.2016 20:32 Gölköy

Huzur

Sessizliğe gömülmek, huzurda birleşmek....

Gidiş

Zaman girdabında dönerken kalbime düşen sevgili Başım mı dönen yoksa dünya mı, hiç bilmeden ellerime perçinlenen Yol zor bir gidişten ibaret, bak gör Gün bu girdapta boğulup gidiyor içinde de biz Dost mu düşman mı bize; bizi götürdüğü yere Sonsuzluğun içinde atıp gittiğinde yine beraber aynı yerden ona bakalım 31.01.2016 18:09 Gölköy

Sır

Sözcüklerimin ucundan tut Kalbime ulaşan gizli bir yol Bak! en mahremim; hayallerim ve gerçeklerim Gör, bil hepsi senin 10.01.2016 22:19 Gölköy

Yorgun ruhum

Yorgun ruhum Oradan oraya savrulan bir neden Nedensiz sorgusuz kaybolan bir güneş Doğması da batması da hükümsüz, sorgusuz Düşecek elbet Doğmasına düşman bir bakışla Sonu son olmayacak belki ama düşecek 28.10.2015 16:45 Ordu

Dua

Gönlüm yorgun Rahmetin ıslattığı mazlumlara el uzatmada güçsüz Teselli susuzluktan kurudu Kalan dua İlahi dilekçeye kaldı 29.10.2015 09:13 Ordu

Benliğim

Dünyaya harcadığım bir benliğim Unutup durur varlığın sonsuzluğunu

Özgürlük

Zincirler kırılır Özgür düş kâğıtlarını alıp kaçar Koş Yetişme gayreti boş bir çabadan ibaret 16.11.‎2015, ‏‎19:22 Gölköy

Uzakta

Üstüme dökülen toprak kirimi temizler mi? Dünya bütün kabahatiyle kalbimde Belirsizlikle inşa edilmiş ruhum Ortada, karar verme anından çok uzakta Artık derinlerde, insanlardan ayrık mekânımdayım 29.12.2015 21:01 Gölköy 

Güç

Telaş yok vaktin darlığından İçimizi ısıtan bir sevgi olsun

Süreç

Zaman, kocaman taşları yumuşatan bir güç. Parçalanmış taşlar esaretini suyun içindeki akıbetine bağlamış. Uzun bir yolculukla okyanusa ulaşır varlığı. Sahilde dingin bir süreç olup bekleye durur. 08.12.2015 14:04 Gölköy

Fark

Hiç titrer misin, zamanın seni göz göre göre ölüme ittiğini hissettikçe. Ürpertin gelip geçer. Bazen gelip geçecek bir bedene sahip değilsindir. Susar ve tevekkül edersin. Dünya faniliği fısıldar. Hastalıkta bir rahmet vardır. Sabredeni müjdeleyen onca duyuş... Yüreğim/n ferahlar mı? Bilemem. Kör kuyuların derinliklerinde kaybolmamış ama hüznü yoldaş edinmişim. Sadece. Sana da bir pay ayırdım şuan, düşüncemin hüznüne iliştirdim. 15.8.2015 13:18 Gölköy

Sonsuz

Rüzgâr ipek tenine dokundu bak. Gözlerini aç sevdiğim. Ruhum yağacak yağmura muhtaç, inceden bizi ıslatacak.  Zaman anlamını yitirdi. Bu yeşil insanı büyülüyor. Gözlerim ikilemde, Rahman'ın güzelliklerine bakarken. Son yazılmasın. Sonsuzlukta var çünkü. Nasip rahmetle birleşince ulaşılabilecek bir sonsuzluk… 02.11.2015 13:39 Ordu

Gönül gözüm

Yılların sensizliğinde kemiklerim üşümüş, yorgun adımlarına işlemiş bir uyuşukluk vermiş. İsteksizce yarına adım atmak da bir anlam ifade etmiyor. Yolun sana çıkması aklımda dönüp duran bir gizem. Düşlere boğulmuş biri için gizem ayrı bir heyecan uyandırıyor. Yol işte elbet bir yere çıkar ama nasip bu ya, sana çıktı. Uyuşmuş kemiklerim ayrı bir hisle, vücudum sevginin ve sevilmenin şımartışıyla yeniden ısınmaya başladı. Yarın için adım atmaya, hatta daha belirgin atmaya düşüncelerimle beni itti… İçimdeki melankoli belki ölmedi ama yolunmuş tavuk olması muhtemel. Sözcüklerin aciziyetiyle, gönül gözüme sözlerimi ekleyince elimde kalanlar şimdilik bunlar olup çıktı, gün içinde... 08.10.2015 17:33 Ordu