Yalnız hisler
Gerçekleri aramaktan sıkıldığın olur. Olur ya, hayat
istediğin gibi gitmez. O zaman hayallere sığınır, mutlu olmak için orada
yaşarsın.
Kendine yapmadığın işkence kalmaz. Çünkü sen olduğun kişi
olduğundan mutlu olmayan birisin. Kalabalıkta ya da yalnız hiç fark etmez sen
hep kendini yalnız hissedersin.
Gecenin karanlığında, o sessizliği çok seversin. Sevdiğin
için gece bir başka güzel gelir. Bazen geceleri gelecek için hayaller üretir,
kendince kafanda bir film gibi yazar, yönetir ve izlersin. Aslında hiç bir şey
gerçek değildir.
İnsan yanlışları ne zaman içinden atabilir? Yanlışsa
olmuş, artık dönüşü yok. Bir insanı öldürüp özür dilemek gibi… Ölmüş kişiden
özür dilemek ne kadar mantıklı ise yanlışların arkasından açı çekmekte o kadar
mantıklıdır, yani mantıksız.
Karar vermek bir anlıktır ama o anda hislerin çok
önemlidir. Bazen nedensiz gibi gelir ama o an düşündüğün çok önemlidir. Karar
almak ve sonuçlarına katlanmak.
Hayat iki kez ya da daha fazla yaşanabilen bir döngü
değil. Bir kez yaşarsın. Her şeyi bir kez dener ve bir kez sonuçlarıyla
yüzleşirsin. Korkularla ne kadar yaşayabilirsin ki? Açıkçası kelimeler bile
yanlış anlatır seni çünkü eksik bazı duygular vardır onlarda ama bir başkası
için yazılıyorsa yapabileceğin başka bir şey yoktur. Kaybolan senin ardından ya
da var olan seninin ardında sadece sözcükler kalır.
İyi ya da kötü bir hikâyesi, uzunca bir hikâyesi vardır
herkesin. Kimsenin bilemeyeceği kadar müstesnadır. Kimse o hikayede neler
yaşadığınla ilgilenmez ya da tam anlamıyla senin ne hissettiğini, neler
düşlediğini, neler yaşadığını anlayamaz. Sen o hikâyede akıp gidersin ta ki
okyanusa dökülünceye kadar. Sonun büyük bir başlangıç olmaz. Senin içinse yeni
ve gerçekten büyük bir başlangıç olur.
Bunlar hiçbir ön yargı ve şımartıcı betimlemeler
içermeyen içten dökülen sözcüklerdir. O yüzden çok değerlidirler.
04.03.2013 13:15 Kayseri