Kayıtlar

Düşünmeyenlere

Düşünen İnsanlar Topluluğuna bugün kayıt yaptırdım. Düşünenlere özel indirimler sağlayan ve birçok sosyal etkinliği barındıran bu topluluk çok iddialı görünüyor. Bir arkadaşım tavsiye etti. Gittik beraber, üye oldum. Bir gün mesaj geldi “düşünen insanlar topluluğu konferans etkinliği. Falan saatte falan yerde” . Gittim. Düşünen biri çıkmış düşünmenin önemini biz düşünenlere anlatıyor. Kafamda bir fikir belirdi: biz düşünenler tamamda düşünmeyen insanları nasıl bu düşüncesiz yaşamdan çıkaracağız. Bende Düşünen İnsan Olmak Topluluğu’nu kurdum. Çok dikkat çekmedi başlarda ama zamanla üye sayımız arttı. Bizim hedefimiz düşünme yetkinliğini kaybetmiş insanlara “bir insan nasıl düşünür?” sorusunu sorarak onların düşünme eyleminin içine sürüklemekti. İşler bir süre iyi gitti. Düşünenler topluluğu da sonraları bize destek verdi ama gel gör ki “düşünmek zor abicim” deyip işin içinden sıyrılanalar olmaya başladı. Uzun bir süre düşünmek tanımayı, tanımakta anlamak ve idrak etmeyi doğurur. Her şe...

Acıyla Süslenmiş Mektup

Dağınık düşüncelerin arasından sıyrılamadı Ne zaman aklına geldi? Kâinat bir ayna Kirlenmiş mi ki her zaman görünmüyor Kirlenen gözlerimiz mi yoksa Kâinatın emri yerine getirmekten başka ne işi var ki İnsana boyun eğmese insan şimdiki insan mı olurdu Düşüncelerin arasına sıkışmalıydı bu hayatın anlamı Unutturmak ve unutmak için bahaneler hiçbir şeye neden olamaz Oluyor gibi görünse de Kaybolan bedenlerin arkasından ahlamanın acizliğinden başka elimizde kalacak yok Süslü bir mektupla kendi kendini uyarmalı… 05.02.2012 13:04 Gölköy

Duygunun Görücüsü

Telaşla hazırlanmış yalnızlığı, giyinmiş, görücüye çıkıyor Fazla heyecan olmasa da beklentiler ara ara titretiyor ellerini Sakince etrafı seyrediyor oturduğu yerden; geliyor mu görücü… Biri selam verip oturuyor ve konuşuluyor Sohbetin akıbeti yavaş yavaş değişiyor, görücü duygu aramadığını çok fazla belli ediyor Memnun ayrılıyormuş havası veriyor ama içini acıtıyor yaşananlar Kafasını gökyüzüne dikiyor ve asıl, karşılıksız ve müstesna güzelliğe tanık oluyor Zor olsa da kendi başına yaşamaya devam ediyor 04.12.2011 15:29 Nevşehir

Yaşayan Ölüm

Hep sevgiden aşktan bahsetmek, diğer bütün duyguların körelmesine neden oluyor sanırım. Sanırım insan çamura saplanınca daha çıkamam, benim mezarım burası sanıyor. Ama yanılıyor. Daha yaşanması gereken dakikalar, saatler, günler, aylar var. İşte kalan kalıyor, gidenlere el sallamak bir borç oluyor. Olsun. Ödemesi kolay. Katlanması zor. Şimdi bahsedilecek şey aşk değil. Bahis ölüm. Kovalaya kovalaya bir köşeye getirdiğimiz, sonra ruhumuzu sıkıştıran soruların patlamasıyla sarsıldığımız bir dünya. Bu dünya. Sorunların, sorumlulukların, acıların yurdu… Bu dünya. Biliyorsun. Ben sana anlatamam. Sende yaşamalı ve görmesin. Yaşamayı yine kendin öğrenmelisin. Ölümüyse bir kez yaşarsın. Bir anın yaşantı, bir anın yaşanmaz olur ölüm anında. Elinde ne varsa gider. Sevgi mi lazım dahasın da, bir gülücük mü? Hayır. Sadece yaşanan anlamlı olaylar, anlamlı işler, anlamlı anlar… İşte anlayana bir ışık tutar her anlatılan. Çünkü dinlemesini bilen en aptaldan bile bir şeyler çalar. Bu hırsızlık her zam...

Dünya âlemi

Mirasçı bıraktım geçmişin izlerini bedenimde Gölgeden yürümeye alışkınım… Korkulanı yaşamamak korkunun asıl nedeni Keşiflerin ardına saklanan dünya âlemi Düşünceler kaçınılmaz sona yaklaştırır mı seni? Alışılmadık gülüşmeler var etrafta, gökleri delercesine… Artık çok daha suskun nehirler Her şeyi bilemez ki bu dünya âlemi Kapısını çaldım düşmanlarımın korkusuzca Son söz niyetine söyledim her şeyi Artık gölge kalmadı, dedi düşmanım Sanki gölgelere muhtaçmış gibi dünya âlemi 05.12.2011 14:43 Nevşehir

Garfi'nin Sarhoş Fare Avı

İlk gördüğümde şaşırdım. Daha önce şahit olmadığım bir durumdu. Kedi fareyi yakalamış afiyetle yemekteydi. Kampüsten çıkıyorduk ki onu gördük. Arkadaşıma dedim “bak Garfi fare yakalamış”. Biraz durup cinayete şahitlik etmek istedim ama giriş kapısında olduğumuzdan fazla duramadım. Ertesi gün bizim Garfi yine cinayet yerinde pusuya yatmış bekliyordu. Bizde arkadaşla “bu da iyi alıştı” dedik ama adam çok azimli. Kulakları dikmiş sesleri dinliyor, sanırım farenin çıkacağı yeri tespit etmeye çalışıyordu. Neyse biz geçtik gittik. Sonra yine gördük Garfi’yi. Olay yerine yine yakın bir yerdeydi. Ama o anda düşündüğümüz sarhoş farelerdi. Kampüsün alt tarafındaki içki fabrikasından keskin koku bazı bazı kampüsü sarıyordu. O anda dedim ki “bu Garfi de iş yok. Fareler bu havadan sarhoş oluyor. Sendeleye sendeleye geziniyor. Bizim Garfi de üzerlerine çullanıyor.” Sanırım Garfi de “bu fabrikayı açandan Allah razı olsun” diyordur. Bir de “bu fabrika yokken aç aç geziniyordum” da diyordur. Neyse mevz...

Çıkarım

-Aşkım gelsene +Hislerimi yatırıp geliyorum -Yorgunum, ben de yatıyorum +Her şeyimi kendimle götüremiyorum, bunun için özür diliyorum -Aşkım seni her şeyden çok seviyorum +Kulaklarımı yıkamalıyım, Bunlara inanamıyorum Alışkanlık yaptı ön yargılarım Acaba dışarıda bir yerde kalabilir mi duyguların -Beni ne kadar seviyorsun? +Ben insanları gerçekten çok severim Sana yardımcı olmaya çalışırımAma şimdi yapay çiçeğimi sulamalıyım Yoksa hemen kuruyup ölüyor Küçük bir sızıntı bulunmalıydı ama dev bir yarık var şimdi Bu günler her şeyin arkasında farklı bir çıkarın olduğunu gösteriyor Üzgünüm seni bu yüzden çok seviyorum 13.11.2011 22:26 Gölköy