Denge



Gözümde büyüttüğüm onca şey var. Kimi küçücük çabalarla yıkıldı. Bazısını da büyüttükçe büyüttüm.
İki günün ikisinde aynı olamıyor. Ruh alin sebepsiz yaralar açıyor içine. Düşüncelerini kızdırıyor ve en mahremi yakıyor. Tabi bir izde kalıyor. Ellerimde bile geçmişten miraslar varken ruhumda, düşüncemde nasıl olmasın. Diğer gün oluyor, geçen ruhu haliyetinden eser yok. Sanki yeniden doğmuş düşüncelerini umutla besleyip büyütmekten başka yapacak iş yok. Daha bir tefekkür dolu bakıyorum, bir teslimiyet süsü ile ruhumu iliştiriyorum güne. Bir bakıyorsun yarın yine önceki gün oluyor. Garip mi, yoksa bana mı garip geliyor anlamıyorum.
En büyük güç, insanın kendini terapi etmesi, edebilmesi. Bunu başarmak sağlam bir inançla olsa gerek ki ben daha elde edebilmiş değilim. Güzel bir söz okudum, “İnsan hep uçurumların arasından yürür. İstese de istemese de, en sahici zorunluluğu dengesini korumaktır.” kelimelerin hayatı, insanı ve daha bilmem hangi duygu ve düşünceyi anlatmaktan başka ne işi var.

25.03.2015 13:54 Kayseri