Terazideki ruhun
Yitirdiğin, çok uzaklarda bıraktığın duygular, yanında
sorumlukla aniden çıkıp gelir. Öylece kalırsın. Düşünmek zaman alır bazen, her
sonucu hesaplayabilmek… Sen kendi hesabını yapasın ama hesap sahibini
düşünmezsin. O her zaman en iyisini yapar. Düşünür, doğrular ve durulursun. Sonra
benliğin elinde kırbacıyla duygularını kamçılamaya başlar. Acımasızlaşır. En mahrem,
en can alıcı/yakıcı yerlerine vurur. İçinde yaşattığın bu ikilem ruhuna çok
ağır gelir.
Zamanla yüzleşmek gibi değil, insanın hep kendisiyle
sıkıntısı vardır. Söz “hiç kimseyle olmadığı kadar derdim oldu kendimle” der ve
seni yüzleşmeye, düello meydanına atıverir. Ölen de yaşayan da senin duyguların
olacağı bir savaş. Olan hep sana olur.
Tekrar dengeyi bulmak için çabalarsın. İnsanın ruh hali
inişleri çıkışları sevmez, her şeyin tekdüze olmasını ister. Denge ne zaman
bozulursa çabalar umutların, düşlerin, düşüncelerin, isteklerin…
Bir paradoksa girersin yaşamın akıp gittiğini unuturcasına.
18.09.2014 16:36 Kayseri