Açık mavi düşünceler



Açık bir mavilik var gözlerinde. Yansıyan denizden mi, yoksa kaderden mi bilinmez. Kaç küçük adım atmıştı bu yaşına kadar ki büyümüş, güzel gözleriyle denizi tek başına seyreder olmuş.  İçinde bir huzur var, düşünceleri ise karman çorman. Büyümek değişmek demek olduğunu, değişmeninse alışmayı ve çabalamayı gerektirdiğini kavramaya başlıyordu.  
“Kaç yaşındasın?” denildiğinde hislerinin yaşını mı merak ediyordu insanlar. Merak benim işim sanıyordum, onca soruya cevap aramaktan yıpranıyor cılız düşüncelerim. Sormak zor geliyor. Belki cevaplar çok basit.
Şimdilerde sinesini yakan ayrı bir his vardı; aşk. Çalışmadan girilen sınav gibi öylece bakıyordu etrafa, bir beklenti, bir ilgi arıyordu akranlarından. Sevgisini sunacağı ve karşılık bulacağı bir şeyler. Ne anlamı vardı bilemezdi ama isteklerin kölesi olmuş, ne yöne çekilse oraya gidiyordu masumiyeti.
Büyümek güzeldir. En azından öyle sanıyordu. Uzun örülmüş saçları, düşünceleri gibi; hatta ekonomik özgürlüğü, hesap vermeme durumlarını da ekleyince büyümek güzel görünüyordu. Bir an önce büyümeli ve ipleri eline almalıydı. Bilmemek, görememek çok normal bu cılız düşüncelerle gerçekleri. Sorumluluk kavramıyla daha tanışmadığından, hayat adına zorlukları tam anlamıyla kavrayamıyordu. İstekleri dünyanın en zaruri kanunları, hayatın fazları gibiydi.
Deniz mi rahatlatan düşüncelerini yoksa yüzüne vuran rüzgârın şefkatinden beslenen, şımaran huzuru mu? Nereye, kime ne soru soracağına karar veremese de sakinleşen bir ruh dengesiyle yoluna, belki de evine giden yola ilk adımını attı.
Buradan hayatını kestirmek çok zor ama düşüncelerin ya da düşünen bir beden de hataların bile çok önemi var.

07.11.2014 Kayseri