Son en güzeli
İnsan ne kadar aldanır haline. Belki
de yaşamadan görülemeyen onca şeyin birdenbire insanın karşısına çıkmadan anlaşılması
çok güç oluyor. Sağlıklı iken hastalığı, gençken yaşlılığı, mutlu iken
mutsuzluğu... Daha nicesi başına gelince anlamlaşıyor.
Birine bakıyorsun, sözcükleri
sana uzak, düşünceleri sana uzak ve daha nicesi. Ama bilmiyoruz. Sadece kendi
gördüğümüz kadarı ya da ön yargıların elinden kurtarabildiğimiz düşüncelerin
bize sunduğu bir robot resme bakarak şöyle böyle demek, insanı bir âlem
olduğunu pervasızca unutmamıza neden oluyor. Her insan deniz ama kimisi senin
benim için bir şey ifade etmiyor. Yaşantısı, düşüncesi, davranışları senden
uzak olması insanı çöpe atmayı kolaylaştırmamalı.
Bugün yavaşça düşüncelerden
sıyrılmış gibi görünüyor insanlar. Ben de dahil. Yoksa sürüyü takip etmemek
gibi bir düşüncem olması, sürüyü yok saymamı doğrulamıyor. Çabalamam sadece
kendimi yaşamam. Başkası olmak gibi basit bir derdim yok. Hani ergen de değilim
artık. İmrenebilirim, belki kıskanabilirim de ama özenti, benim için ucuz ve
basit bir roman. Okumak sadece zaman alır.
Tüm bunları birleştirince neyin
ne olduğu ve ne olacağı hiç belli olmuyor. Hep söylenir ya “yaşam mucizelerle
doludur” diye. Çok güzel bir söz. Eksiklerin giderilmesi en güzel yaşam çabası,
duyguların ve insanların incinmesinden kaçılması en güzel davranış, yaşama
hakkının var olması en düzel inanıştır şu sonu şimdiden görülen dünyada. Kaçabilecek
varsa, inandığını, kendi cevaplarını bulabildiği bir yaşam ötesine doğru
kaçsın. Yoksa son, bence en güzeli. Yeniden başlamak için her zaman gerekli…
30.10.2014 22:14 Kayseri